Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan, yıllar sonra cinayete kurban gittiği ortaya çıkan Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, dönemin Tunceli Devlet Hastanesi başhekimi Çağdaş Özdemir’in Gülistan’ın son görüldüğü yerden aracıyla geçtiğine dair PTS kayıtlarının olduğunu belirtti. Çimen, Gülistan’ın en son görüldüğü tarih 05 Ocak 2020. Erdoğan Elaldı, Çağdaş Özdemir, Şükrü Eroğlu, Mustafa Türkay Sonel, Umut Altaş, hepsi 05 Ocak 2020 günü adeta Gülistan’ın bulunduğu yere yönelik olarak bir hareketlenme içinde olduklarını biz anlıyoruz. Çağdaş Özdemir’in de artık örtbastan ziyade Gülistan’a yönelik olarak gerçekleşen insan öldürme olayından da artık sorumlu hale geliyor dedi.
Yıllardır Türkiye’nin kanayan yarası olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolma vakasında, yeni atanan Başsavcı Ebru Cansu’nun kararlı duruşuyla “dokunulamaz” denilen isimlere ulaşıldı. İlk 4 yılı örtbas faaliyetleri ve eksik soruşturmalarla gölgelenen dosya, “Jandarma Dedektifleri” (JASAT) ve JAK ekiplerinin kızılötesi teknolojileri kullandığı dev bir cinayet operasyonuna dönüştü. Operasyon neticesinde aralarında dönemin valisi, koruması, emniyet mensupları ve bir başhekimin de bulunduğu şok tutuklama kararları çıktı.
Tarihi Soruşturmada Suçlamalar Ağırlaştı
Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Mustafa Türkay Sonel ile Erdoğan Elaldı “Kasten öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilen ilk isimler oldu. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, delilleri yok etmek ve bilişim sistemindeki verileri değiştirmek suçlamasıyla tutuklanırken; dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir resmi belgeyi gizlemek suçundan hücreye konuldu. Gülistan’ın eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile valinin koruması Şükrü Eroğlu ve ihraç polis Gökhan Ertok da suç delillerini gizleme suçundan cezaevine gönderilen diğer isimler oldu.
Hastanede Başlayan Örtbas Zinciri PTS Kayıtlarıyla Çöktü
Soruşturmayı derinleştiren Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, davanın en kritik halkalarından biri olan eski Başhekim Çağdaş Özdemir’e ait şok edici bir PTS (Plaka Tanıma Sistemi) verisi saptadı. Dosya verilerine göre Gülistan Doku, kaybolmadan hemen önce maruz kaldığı cinsel saldırı ve darp olayını hastanede kayıt altına aldırmak istemiş; ancak dönemin valisinin oğlunun adı dosyaya karışınca bu POLNET ve hastane giriş kayıtları başhekimlik eliyle silinmişti. Yeni ulaşılan kayıtlarda, başhekim Özdemir’in de cinayetin işlendiği düşünülen 5 Ocak günü Gülistan’ın son görüldüğü koordinatlarda aracıyla seyir halinde olduğu saptandı.
“Hedef Dosyayı Kapatmak Değil, Failleri Ortaya Çıkarmak”
Tutuklanan 7 üst düzey şüphelinin Elazığ’dan Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne nakledilmesi kamuoyunda kısa süreli bir endişe yaratsa da, aile avukatı Ali Çimen bu durumun tam aksine adli süreci hızlandırdığını açıkladı. Çimen, tüm faillerin cinayet günü adeta sözleşmişçesine Gülistan’ın katledildiği alana doğru hücum ettiğini, adli mekanizmanın artık “delil karartma” aşamasını geçerek doğrudan “ortaklaşa adam öldürme” suçu üzerinden hareket ettiğini vurguladı.
JAK Timleri Sahada: Kızılötesi Cihazlarla Toprak Altı Taranıyor
Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının koordinasyonunda Tunceli’ye sevk edilen askeri arama kurtarma timleri (JAK), Başsavcı Ebru Cansu’nun bizzat katıldığı saha çalışmalarında yer altı görüntüleme cihazlarını devreye soktu. Daraltılmış baz verilerinden elde edilen şüpheli koordinatlarda, toprağın altına kızılötesi sinyaller gönderilerek üç boyutlu modellemeler çıkartılıyor. Gizli bir bölgeye gömüldüğünden şüphelenilen Gülistan Doku’nun cansız bedenini bulmak için yürütülen arama operasyonları, genişletilerek devam ediyor.