Antalya’da küçük yaşlarda tespit edilen ileri derecede işitme kaybı nedeniyle halk arasında ‘biyonik kulak’ olarak bilinen koklear implant uygulanan Eylül Kızılkaya (10) ile Aybars Avcı (8), işitme ve konuşma becerilerini geliştirdi. İki çocuk, cihazları sayesinde arkadaşlarıyla iletişim kurup eğitim ve sosyal hayatlarını yaşıtlarıyla birlikte sürdürüyor.
21-27 Eylül Uluslararası İşitme Engelliler Haftası dolayısıyla çocuklarda işitme kaybında erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çekildi. Antalya’da ileri derecede işitme kaybı bulunan Eylül Kızılkaya ve Aybars Avcı’ya, yapılan tetkiklerin ardından halk arasında ‘biyonik kulak’ olarak bilinen koklear implant uygulandı.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Prof. Dr. Erdem Atalay Çetinkaya’nın takip ve tedavisini yaptığı çocukların ameliyat sonrasında aldıkları eğitim ve rehabilitasyon desteğiyle işitme ve konuşma becerileri gelişti. Cihazlarını günlük yaşamlarında aktif olarak kullanan Eylül ve Aybars, arkadaşlarıyla iletişim kurarak eğitim hayatlarını sürdürüyor.
Uzmanlar, erken yaşta belirlenen ileri derecedeki işitme kaybında koklear implantın zamanında uygulanmasının yanı sıra ameliyat sonrası düzenli eğitim ve rehabilitasyonun da gelişim açısından önem taşıdığını belirtti.
EYLÜL’E 2 YAŞINDAN ÖNCE KOKLEAR İMPLANT UYGULANDI
Prof. Dr. Çetinkaya, Eylül’ün yaklaşık 1,5 yaşındayken her iki kulağında da tam işitme kaybı bulunduğunun belirlendiğini söyledi. Dışarıdan takılan işitme cihazlarıyla yeterli gelişim sağlanamadığını belirten Çetinkaya, yapılan incelemeler sonucunda Eylül’ün koklear implant için uygun aday olduğunun tespit edildiğini ifade etti.
Eylül’e 2 yaşına gelmeden her iki kulağına da koklear implant uygulandığını belirten Çetinkaya, ameliyat sonrası özel eğitimin de katkısıyla işitme ve konuşma gelişiminin önemli ölçüde ilerlediğini kaydetti. Eylül’ün yaşıtlarıyla arasındaki farkı yüzde 95’in üzerinde kapattığını ve eğitim hayatına başarılı şekilde devam ettiğini söyledi.
“GEÇ KALINDIĞINDA EĞİTİM VE SOSYAL GELİŞİM DE ETKİLENEBİLİYOR”
Erken tanı ve müdahalenin önemine vurgu yapan Çetinkaya, yaklaşık her bin doğumdan birinde ileri derecede işitme kaybıyla karşılaşılabildiğini belirtti.
Bazı çocukların işitme cihazlarından fayda gördüğünü, bazı çocuklarda ise koklear implant gerektiğini ifade eden Çetinkaya, geç kalınması halinde işitmenin yanı sıra konuşma, eğitim ve sosyal gelişimin de olumsuz etkilenebileceğini söyledi.
“DÜNYADA 40, TÜRKİYE’DE 30 YILDIR UYGULANIYOR”
Koklear implant yönteminin dünyada yaklaşık 40, Türkiye’de ise yaklaşık 30 yıldır uygulandığını belirten Çetinkaya, operasyonla işitmeyle ilgili sinirsel yapıların elektriksel olarak uyarılmasının ve bu uyarının beyne ulaştırılmasının amaçlandığını anlattı.
Operasyonun hassas olduğunu belirten Çetinkaya, cihaz ve ameliyat maliyetinin yüksek olduğunu ancak gerekli tıbbi koşullar sağlandığında operasyonun Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığını ifade etti.
Koklear implant kullanan çocukların spor yapabileceğini de belirten Çetinkaya, kafa bölgesine doğrudan ve sert darbe alınabilecek sporlarda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Uygun ekipmanlarla yüzme gibi aktivitelerin yapılabildiğini, atletizm başta olmak üzere birçok spor dalıyla ilgilenilebildiğini kaydetti.
EYLÜL: “ARKAMDA YA DA ÖNÜMDE BİRİ OLDUĞUNDA DUYABİLİYORUM”
Cihazını kullanmaktan memnun olduğunu belirten Eylül Kızılkaya, arkadaşlarıyla rahatça konuşabildiğini söyledi. Cihazını kendi başına takıp çıkarabildiğini ifade eden Eylül, arkasında veya önünde biri olduğunda söylenenleri rahatlıkla duyabildiğini anlattı.
Eylül’ün babası Nevzat Kızılkaya da kızlarının işitme kaybını 1 yaşında öğrendiklerini belirterek Ankara’nın ardından Antalya’ya geldiklerini ve Prof. Dr. Çetinkaya ile görüştüklerini söyledi. Ameliyatın iyi geçtiğini anlatan Kızılkaya, kızlarının derslerinde ve günlük yaşamında sorun yaşamadığını ifade etti.
Kızlarının konuşup konuşamayacağı konusunda geçmişte büyük endişe yaşadıklarını belirten Kızılkaya, bugün her şeyin yolunda olduğunu söyledi.
AYBARS: “SABAH CİHAZIMI TAKIP DUYMAYA BAŞLIYORUM”
Aybars Avcı ise cihazını her gece şarja taktığını, sabah uyandığında cihazını takıp açtığında duymaya başladığını anlattı. Cihazını çıkardığında duyamadığını ve söylenenleri anlayamadığını belirten Aybars, cihazından memnun olduğunu söyledi.
Aybars’ın annesi Yasemin Demir Avcı da ilk tanının kendileri için zor olduğunu ifade etti. Ameliyatın kamu hastanesinde yapılabildiğini öğrendikten sonra Antalya’da tedaviye devam etme kararı aldıklarını belirten Avcı, Aybars’ın 6 aylıkken rehabilitasyona başladığını ve rehabilitasyonun halen sürdüğünü söyledi.
Rehabilitasyonun konuşma gelişimine büyük katkı sağladığını belirten Avcı, devletin sağladığı sosyal ve eğitim desteklerinin de aileler tarafından araştırılması gerektiğini ifade etti.
Aybars’ın işitme ve gelişiminin iyi olduğunu, ikinci sınıfa gittiğini ve yaşıtlarını yakaladığını belirten Avcı, benzer durumda olan ailelere tedaviden korkmamaları ve seçenekleri doktorlarıyla değerlendirmeleri çağrısında bulundu.