Yüz Estetiğinde Yeni Paradigma: Picasso Tekniği Nasıl Ayrışıyor?

Yüz Estetiğinde Yeni Paradigma: Picasso Tekniği Nasıl Ayrışıyor?
Yayınlama: 27.01.2026
A+
A-

Estetik tıp alanında son yıllarda öne çıkan Picasso Tekniği, yüz estetiğine alışılmışın dışında bir perspektif kazandırmasıyla dikkat çekiyor. Dr. Farzan Malekzadeh tarafından geliştirilen ve 2014 yılında uluslararası estetik çevrelerine sunulan bu sistem, tek seferlik müdahaleler yerine uzun vadeli ve planlı bir yüz tasarım sürecini esas alıyor.

Picasso Tekniği’nin düşünsel altyapısı, 2007 yılında dolgu maddeleri ve plazma uygulamaları üzerine yapılan erken dönem çalışmalara dayanıyor. Bu süreçte geliştirilen yaklaşım, zamanla çok katmanlı bir yapıya dönüştü ve bugün estetik alanında kendine özgü bir model olarak konumlanıyor. Yöntem, yüzü statik bir yapı olarak değil, sürekli değişen ve uyum gerektiren bir bütün olarak ele alıyor.

Tekniğin başlangıç aşamasında, detaylı yüz analizi ve manuel uygulamalar yer alıyor. “El sanatı” olarak adlandırılan bu süreçte, yüz anatomisi milimetrik düzeyde inceleniyor; hacim düzenlemeleri, doku yönlendirmeleri ve simetri çalışmaları kişiye özel olarak planlanıyor. Bu aşama, tekniğin sanatsal boyutunu ön plana çıkarıyor.

Manuel uygulamaların ardından, ileri teknolojilerin kullanıldığı robotik ve enerji temelli katman devreye giriyor. Lazer, radyo frekansı, nanoteknoloji ve kas mekaniği sistemleriyle cilt kalitesi ve yüz kaslarının fonksiyonları hedefleniyor. Bu kapsamda geliştirilen P1 ve P2 sistemlerinin, kontrollü eğitim süreçlerinden geçen uzmanlar tarafından kullanıldığı belirtiliyor.

Picasso Tekniği’nin bir diğer önemli ayağını, biyolojik yenilenme uygulamaları oluşturuyor. Kök hücre destekli enjeksiyonlar, plazma ve özel formüllü dolgu maddeleriyle birlikte uygulanarak cilt yenilenmesi ve yüz hatlarının daha dengeli hale getirilmesi amaçlanıyor. Bugüne kadar binlerce uygulamanın sonuçlarının kayıt altına alındığı ifade ediliyor.

İleri yaşlanma belirtilerinde tercih edilen Picasso Tekniği IV, mikrocerrahi ve plastik cerrahi yöntemlerini sistemin estetik yaklaşımıyla bir araya getiriyor. Bu aşama, tekniğin en gelişmiş ve kapsamlı versiyonu olarak tanımlanıyor.

Uzmanlar, Picasso Tekniği’nin en önemli farkının; açık kaynaklı, rastgele uygulamalara dayanmayan, net protokoller ve zaman çizelgeleriyle ilerleyen kapalı bir sistem olması olduğunu vurguluyor. Üç ila altı ay sürebilen bu süreçler, kontrollü biçimde yürütülüyor.

Adını, sanatta kalıpları yıkan Pablo Picasso’dan alan teknik, estetik alanında da benzer bir zihinsel dönüşüm yaratmayı hedefliyor. Bu isimlendirme, 2014 yılında Prof. Sharoukh tarafından, uygulama sonuçlarındaki belirgin farkların gözlemlenmesi üzerine önerildi.

Çok disiplinli bir ekip yapısı üzerine kurulan Picasso Tekniği’nde, Dr. Farzan Malekzadeh Baş Tasarımcı ve stratejik yönlendirici olarak sistemin felsefesini, metodolojisini ve genel uygulama çerçevesini denetliyor. Estetik çevrelerinde, bu yaklaşımın önümüzdeki dönemde de tartışılmaya devam edeceği ifade ediliyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.