Hayko, stadyum konseriyle 40 bin müzikseverin karşısına çıkacak: 20 yılın günlüğü

Yıllardır sahnede olmayanı yapan, yapılmaz denileni yaşama geçiren Cepkin, kendisini sabırsızlıkla bekleyen hayranlarını şaşırtacak.

Hayko, stadyum konseriyle 40 bin müzikseverin karşısına çıkacak: 20 yılın günlüğü
REKLAM ALANI
Yayınlama: 28.04.2024
A+
A-

Müzisyen Hayko Cepkin, 26 Mayıs’ta İstanbul Beşiktaş’taki Tüpraş Stadyumu’nda hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Stadyum şovu, Cepkin’in son albümünden, klasikleşmiş hitlere kadar geniş bir repertuvar sunacak. 

Akıllara kazınan tüm şarkıları ile üç yeni parçanın yanı sıra farklı tarzlarda eserleri kendi yorumuyla seslendirecek. Yaklaşık 3-3.5 saatlik, 32-33 parçalık bir performansa hazırlanan Cepkin, özel sürprizleriyle de dinleyicilerini bir kez daha şaşırtacağını söylüyor. Ayrıca Cepkin, dünyaca ünlü “Jekyll & Hyde” müzikalinde bir tiyatro sahnesinde rol alıyor. 

Robert Louis Stevenson’ın klasik gerilim romanından uyarlanan müzikalde Cepkin, Dr. Jekyll’nin babası için tedavi ararken içindeki karanlık kişiliği uyandıran “Mr. Hyde”ni canlandırıyor. Cepkin’in yoğun programında sanatını ve gelecek planlarını konuştuk.  

Hayko, stadyum konseriyle 40 bin müzikseverin karşısına çıkacak: 20 yılın günlüğü

– Stadyum konseri hazırlığınızdan Cumhuriyet okuru için biraz tüyo verir misiniz?

Mevcut sahnemiz geleneksel sahnelerin zaten birkaç adım önünde. Stadyumda yapacağımız ise kendi mevcut sahnemizin büyütülmüş hormonlu hali olacak. Bunun dışında kabarık bir şarkı listemiz var. Bir çeşit 20 yıllık hatıra defteri gibi bir gece yaşayacağız.

– Konser için 18 Mayıs’ı seçmiştiniz bunun bir nedeni var mı? Bu tarihin ertelenmesi herkesi üzdü. Bu süreçte neler yaşadınız?

Erteleme ve iptaller kimi zaman gerekli olan mücbir sebepler nedeniyle kimi zaman da gerekli gereksiz keyfi karar ile uzun zamandır hayatımızda. Alışılmaması gereken bir duruma alıştık artık demek doğru gelmese de maalesef hayatımızın gerçeği. Ligin bir hafta sarkmasıyla Türkiye Futbol Federasyonu’nun aldığı kararı ile 19 Mayıs’ımız için özene bezene seçtiğimiz günümüzü değiştirmek zorunda kaldık. Sonuçta günden ziyade konunun işlevi daha önemli. Bu nedenle aynı disiplinle hatta daha da disiplinli çalışmaya devam ediyoruz.

– Bir öneri veya fikir vermek açısından gençlere ne söylemek isterdiniz?

Bir önerim yok. Kendileri yaşayacak kendileri görecek.

– Vereceğiniz konser dışında hâla coşkusunu yaşadığınız (unutamadığınız) konser hangisi?

En coşkulu konserimiz her zaman son konserimizdir. Ama unutulmayanlar arasına ODTÜ Devrim Stadyumu net girer. 

– Albümlerinizde korku, ölüm ve aşk gibi temaları konu ettiniz? Bir albüm yapmayı düşünüyor musunuz? Yaparsanız hangi tema üzerine yoğunlaşırsınız?

Bundan sonraki yol planım biraz değişik. Seçeneklerimi ve devam ettirmek istediklerimi bir tartıya koyup nasıl devam edeceğimi planlayacağım bir dönemdeyim. Dış etken olarak tüm etkileyici unsurlar bu konuya direkt etki eden detaylardır. Ülkenin ekonomik gidişatından tutun da, siyasi duruşuna, sektörün ileri mi geri mi gideceğinden tutun da bizim ne kadar uğraşmaya gücümüz kalmışa kadar irdeleyip, önümüze sunulanlar ile karar vereceğiz.

– Yeni bir şarkı/beste/tekli gibi projeniz var mı?

Bir, iki yıldır sahnede çaldığımız ama kayıt olarak çıkarmadığımız üç şarkımız var. Onları da stadyum konseri ile birlikte sunma çabasındayım.

– Kaç kişilik bir ekiple hazırlanıyorsunuz?

Genel ekibimiz 15 kişi. Büyük projelerde asistanlar ve ekstra ekip arkadaşlarımız geliyor. 30 kişiye kadar yükselebiliyoruz.   

‘4 MAYIS’TA AYRILACAĞIM’

– Tiyatro/müzikal yapma işi nasıl gelişti?

Beklenmedik bir anda beklenmedik bir teklifti. Proje de beklenenin üstünde etkin bir şekilde prömiyer yaptı. Her şey bir hayal gibiydi ama zamanla düzensizlikler hasıl oldu. Bu kadar parlak bir projenin ilerleyişi konusunda doğru kararlar alamadılar. Bu nedenle 4 Mayıs’ta oyundan ayrılacağım maalesef.

– Dr. Jekyll and Mr. Hyde ne anlatıyor? Sizde nasıl bir etki bıraktı?

Bir yanımız göstermek istediğimiz gerçek yüzümüz (Hyde), diğer yanımız ise içimizde tuttuklarımız ile toplum içinde kabul gördüğümüz yüzümüz (Jekyll). 

– Gotik korku türünün öncü eserlerinden biri olarak kabul edilen eserde Dr. Jekyll ve Mr. Hyde’ın olumlu/olumsuz yanları neler? Onlara eleştiriniz ne olur?

Dr. Jekyll içinde tuttukları ile kendine burjuva bir hayatın içinde yer bulmuş. Hırslarını ve isteklerini karşılamada da istediklerini önce onay alma yöntemlerini deneyerek hayata geçirmeye çalışıyor. Hyde ise iksir ile beraber içindeki kural tanımazlığı, sevmediklerine karşı söylemek ve yapmak istediklerini hayata geçiren, toplumun gözünde de bu nedenle kabul görmesi mümkün olmayan bir deli. Biri dahi, biri deli. Kim tavsiye verebilir ki? 

– Hangi karakter Hayko’ya daha yakın?

Tabii ki de Hyde .)

– Kulis/sahne alışkanlıklarınız neler? O günlerde Hayko ne yapar?

Yıllardır şaşmayan rutinlerim var. Kendi sahne projemde pek gözüm arkada kalacak bir durumum yok. Ekibim bu konuda deneyimli olduğu için belirlenen saate gelir belirlenen sürede provamızı bitiririz. Süprizle karşılaşmayız. Tiyatro müzikal konusunda ise daha fazla tedirginliklerim oldu. Bu nedenle her tür totemi yapmaya başladım bir yerden sonra. Müzikal provasında yırtılan pantolonum, her oyun günü makyaj masasının aynasına takılı şekilde durur mesela.

– Sizce gotik ve korku nedir?

Gotik bir sanat anlayışıdır. Latin sanatına bir tepki olarak doğmuştur. Korku ise bir duygu hali, hissetme hali, ister dış erkenden ister kendi içimden yaşanan özünde tetikte tutan bir duygu. İkisi de birleşince farklı bir sanat anlayışı yaratıyor.

Hayko, stadyum konseriyle 40 bin müzikseverin karşısına çıkacak: 20 yılın günlüğü

‘SAHNE KIYMETLİMİSSS’

– Tiyatro mu, müzik mi? Avantaj ve dezavantajları nedir? Hangisini tercih edersiniz?

Tabii ki kendi sahnemi. Asla bir tutamam. Sonuçta beni tiyatro sahnesine taşıyan da kendi sahnem. Bu nedenle de kıymetlimisss. Bana en çok “Yaşanan aksaklıklar sebebi ile tiyatroya küsme sakın, normalde bu kadar sıkıntı yaşanmıyor” diyorlar. Zaman gösterecek. 

– Hayranlarınızın bir tiyatro projesinde yer almanıza tepkisi nasıl oldu?

Gururlandıklarına eminim. Çünkü sevdiklerini söyledikleri sanatçının “(hacı sadece bağırıyor)” argümanını akademik dünya klasiği bir oyun ile ve büyük başarısı ile zirveye kazıdık. Artık gururla sunabilecekleri, bunların her birinin sahne sanatı olduğunu, çok yönlü bir sanat adamı olabildiğimi ve “Sen anlayamazsın yaprağım” diyebilme şansını onlara vermiş oldum. 

DÜZENİ BOZANIN VAY HALİNE

– Kendinizi hangi konularda eleştirir ya da översiniz?

Çalışkanım, disiplinliyim, düzenliyim, üretirim, halen pratik zekâm çalışıyor. Sahne tasarılarım gibi özelliklerimi övebilirim. Bu nedenle çalışılması çok kolay bir adamım. Düzen tıkır tıkır işlesin hiç sıkıntı çıkmaz. Eleştireceğim ya da sevmediğim huyum ise tüm bu düzene uymayıp çomak sokar gibi gelen biri varsa ortalığı buz kestiririm. Problem her ne ise de sonuna kadar didiklerim. Bu huyumu eleştirsem de 20 yıllık geçmişimizde ayakta durabilmemizin yegâne gücü de aslında bundan geliyor diyebiliriz. Sıfır taviz. 

– Yaşamınızda karşılaştığınız bir zorluk karşısında nasıl bir çözüm yolu seçiyorsunuz? Sorunla baş etme konusunda tavsiyeniz ne olur?

Zorluk her alanda çıkar, çıkacaktır. Ne kadar mücadele edip ne kadar hızlı pes ettiğin ile hayatını şekillendirirsin. Gerisi size kalmış. 

– Yaşam mottonuz nedir?

Artık umrumda değil.

– Hangi filmleri tavsiye edersiniz?

Bu platformlar yüzünden bir şey gelişti bende. Seyrettiğim hiçbir şeyin adını hatırlamıyorum. 

– Hangi kitapları tavsiye edersiniz? 

Son dönem Dostoyevski eserlerine bulaştım. Garip bir mizahla da karşılaştım. Bu nedenle bu aralar bu yoldayım. 

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.