Ürünlerin ayıklanması, işlenmesi ve paketlenmesi gibi aşamalarda kadın emeğinin yoğun şekilde kullanıldığını ifade eden Özbalcı, kırsal bölgelerdeki işletmelerin kadınların ekonomik hayata katılımına önemli katkı sağladığını söyledi.
İZTO Meclis Üyesi Ali Sorgun Özbalcı, kuru meyve sektöründe artan finansman ve maliyet baskısının işletmeleri zorladığını belirterek emek yoğun sektörlere yönelik döviz dönüşüm desteğinin iki katına çıkarılmasını istedi.
Türkiye’nin tarımsal üretimdeki gücünü dünya pazarlarına taşıyan sektörlerin başında gelen kuru meyve, bugün yalnızca üretim ve ihracat açısından değil, istihdam ve kırsal kalkınma bakımından da kritik bir noktada bulunuyor.
İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Ali Sorgun Özbalcı, sektörün mevcut tablosuna ilişkin değerlendirmesinde, ihracatçı firmaların karşı karşıya kaldığı finansal baskının giderek daha geniş bir ekonomik kesimi etkilediğini belirterek, sektörün korunması için yeni bir destek yaklaşımına ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin kuru meyve alanında uzun yıllardır önemli bir üretim ve ihracat deneyimine sahip olduğunu belirten Özbalcı, kuru üzüm, incir, kayısı ve Antep fıstığı gibi ürünlerin Türkiye’nin dünya pazarlarındaki bilinirliğini artıran önemli değerler arasında bulunduğunu söyledi.
Ancak bu sektörün arkasında yalnızca ihracatçı şirketlerin olmadığını belirten Özbalcı, üreticiler, çalışanlar, tedarikçiler, paketleme işletmeleri, lojistik firmaları ve diğer hizmet sağlayıcılarının da aynı ekonomik yapının parçası olduğuna dikkat çekti.
“Bir sektörün ihracat gücünü korumak, o sektörün oluşturduğu bütün ekonomik zinciri korumak anlamına geliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Kuru meyve işletmelerinin üretim ve ihracat faaliyetlerini sürdürürken ciddi maliyetlerle karşılaştığını belirten Ali Sorgun Özbalcı, finansmana erişim sorunlarının ve yüksek finansman giderlerinin işletmelerin hareket alanını daralttığını söyledi.
Artan işletme giderlerinin de firmaların mali yapısı üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Özbalcı, özellikle emek yoğun işletmelerin istihdamı korumak için önemli maliyetleri üstlendiğini belirtti.
Özbalcı, ihracatçıların hem çalışanlarını korumaya hem üretime devam etmeye hem de dünya pazarlarında rekabet etmeye çalıştığını vurguladı.
Sektörde bazı işletmelerin konkordato süreçleriyle karşı karşıya kalmasının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özbalcı, finansal sorunların büyümesinin sektörün tamamında zincirleme etki oluşturabileceğini söyledi.
Bir işletmenin faaliyetlerini durdurmasının çalışanlar kadar üreticileri ve tedarikçileri de etkileyebileceğini belirten Özbalcı, ihracat kapasitesinin korunması için işletmelerin kriz aşamasına gelmeden desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Kuru meyve sektörünün önemli bir istihdam alanı olduğuna dikkat çeken Ali Sorgun Özbalcı, kadın çalışanların sektör içerisindeki rolünün özellikle önemli olduğunu belirtti.
Ürünlerin ayıklanması, işlenmesi ve paketlenmesi gibi aşamalarda kadın emeğinin yoğun şekilde kullanıldığını ifade eden Özbalcı, kırsal bölgelerdeki işletmelerin kadınların ekonomik hayata katılımına önemli katkı sağladığını söyledi.
Sektörün güçlendirilmesinin kadın istihdamının devamlılığı açısından da önem taşıdığını vurguladı.
Dünya kuru meyve pazarında rekabetin giderek arttığını belirten Özbalcı, farklı ülkelerdeki işletmelerin Türkiye’nin geleneksel ihracat pazarlarında daha fazla yer edinmeye başladığını söyledi.
Çin, Özbekistan, İran ve Afganistan gibi ülkelerdeki kuru meyve işletmelerinin uluslararası pazarlardaki etkinliğinin arttığına dikkat çeken Özbalcı, Türkiye’nin mevcut rekabet avantajlarını koruması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin üretim kalitesi ve yıllara dayanan sektör tecrübesinin önemli bir avantaj olduğunu belirten Özbalcı, bu avantajın maliyet sorunları nedeniyle zayıflamaması gerektiğini vurguladı.
Sektörün geleceği için somut bir öneri ortaya koyan Ali Sorgun Özbalcı, kuru meyve gibi yüksek istihdam sağlayan emek yoğun sektörlerde döviz dönüşüm desteğinin iki katına çıkarılmasını talep etti.
Özbalcı’ya göre destek artışı, işletmelerin finansal yükünü azaltırken aynı zamanda ihracat kapasitesinin korunmasına da katkı sağlayabilir.
Finansal rahatlama: İhracatçıların finansman yükünün azaltılması.
İstihdam güvencesi: İşletmelerin çalışanlarını koruyabilmesine katkı sağlanması.
Üretimin devamlılığı: İşletmelerin üretim faaliyetlerini sürdürebilmesi.
Rekabet avantajı: Türk ihracatçısının dünya pazarlarındaki konumunun korunması.
Kırsal ekonomi: Üretici ve çalışanların ekonomik faaliyetlerinin desteklenmesi.
İZTO Meclis Üyesi Ali Sorgun Özbalcı, sektörün talebinin ilgili Bakanlıklar ve kamu kurumları nezdinde gündeme taşınmasını istedi.
İzmir Ticaret Odası’nın iş dünyasının taleplerini ilgili kurumlara aktarma konusunda önemli bir temsil gücüne sahip olduğunu belirten Özbalcı, kuru meyve sektörünün yaşadığı sorunların çözümü için kurumsal girişimlerin önemli olduğunu ifade etti.
Kuru meyve sektörünün Türkiye’nin uzun yıllardır dünya pazarlarına taşıdığı önemli ihracat değerlerinden biri olduğunu belirten Ali Sorgun Özbalcı, sorunların büyümeden çözülmesi gerektiğini söyledi.
Özbalcı, üretici ile ihracatçının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, ihracatçı işletmelerin güçlü tutulmasının üreticinin emeğinin de korunması anlamına geldiğini ifade etti.
“Emek yoğun sektörlerde döviz dönüşüm desteğinin iki katına çıkarılması, kuru meyve sektörünün finansal açıdan nefes almasına, istihdamın korunmasına ve Türkiye’nin ihracat gücünün sürdürülebilmesine katkı sağlayacaktır.”
Kuru meyve sektörünün geleceğinin yalnızca sektör temsilcilerini değil, üreticileri, çalışanları ve Türkiye’nin ihracat hedeflerini de yakından ilgilendirdiğini belirten İZTO Meclis Üyesi Ali Sorgun Özbalcı, destek mekanizmalarının sektörün gerçek ihtiyaçları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi çağrısını yineledi.