ABD Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) yeni nesil gezegen avcısı Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, yönelim testlerini tamamlayarak koronagraf aygıtıyla uzaydan ilk ışığı yakaladı.
NASA’nın Roman Uzay Teleskobu kritik testi geçti: Ötegezegen avında ilk ışık
ABD Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) yeni nesil gözlemevi Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, yörünge öncesi kritik sistem testlerini başarıyla tamamladı. Teleskop, doğrudan ötegezegen keşfi için geliştirilen Koronagraf Aygıtı (CGI) ile uzaydan ilk ışığı topladı.
NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi ve Jet İtki Laboratuvarı mühendisleri tarafından gerçekleştirilen testlerde, teleskobun uzaydaki hedeflere yüksek hassasiyetle kilitlenmesini sağlayan hassas yönelim sistemi sınandı.
Ölçümler, teleskobun yönelim açısının derecenin 100 binde birinden daha küçük bir sapmayla sekiz saate kadar tek bir noktada sabit tutulabildiğini ortaya koydu. Böylece uzun pozlama gerektiren derin uzay gözlemleri için gerekli yüksek kararlılığın sağlandığı teyit edildi.
SÖNÜK GEZEGENLERİ YILDIZLARIN PARLAKLIĞINDAN AYIRACAK
Hassas yönelim testlerinin ardından teleskobun en gelişmiş donanımlarından biri olan Koronagraf Aygıtı devreye alındı. CGI, yıldızlardan yayılan yoğun ışığı perdeleyerek yıldızların çevresinde bulunan daha sönük gezegenlerin ve gaz-toz disklerinin doğrudan gözlemlenmesini sağlamak üzere tasarlandı.
Cihazın uzaydaki ilk denemesinde, Samanyolu’nun komşu uydusu Büyük Macellan Bulutu’ndaki yıldızlar hedef alındı. İlk görüntülerde ışığın optik sistemden sorunsuz geçtiği ve cihazın net, odaklanmış görüntüler oluşturabildiği belirlendi.
DEDEKTÖRLER SOĞUTULDU, YILDIZ KÜMESİ GÖRÜNTÜLENDİ
İlk testlerin ardından mühendisler, koronagrafın dedektörlerini uzaydaki nihai çalışma sıcaklığına kadar soğuttu. Böylece cihazın gözlem hassasiyeti en üst seviyeye çıkarıldı.
Koronagraf daha sonra Büyük Macellan Bulutu’ndaki zengin bir yıldız kümesine yöneltildi. Aygıtın aynı kare içerisinde çok sayıda yıldızı yüksek netlikle görüntülediği bildirildi.
NASA yetkilileri, Roman Uzay Teleskobu’nun yönelim hassasiyeti ve görüntüleme kapasitesi bakımından hedeflenen eşikleri aştığını belirtti. Teleskobun bu kapasitesiyle Samanyolu ve ötesindeki ötegezegenlerin araştırılmasına yönelik önemli bir aşamaya geldiği kaydedildi.