Ölçü ve malzeme seçimlerinin tamamlanmasının ardından üretim aşamasına geçiliyor. Hazırlanan ürünlerin proje alanına uygunluğu kontrol edildikten sonra montaj planlaması yapılıyor.
İç mekan tasarımlarında kullanılan malzemeler, yapıların estetik kimliğinin oluşmasında önemli rol oynuyor. Özellikle merdiven alanlarında güvenlik ile görsel bütünlüğün birlikte ele alınması, korkuluk seçimlerini mimari projelerin önemli başlıklarından biri haline getiriyor.
Şeffaf görünümü ve farklı tasarımlara uyarlanabilen yapısıyla Pleksi Merdiven Korkuluklar, modern konutlardan ticari yapılara kadar farklı projelerde değerlendirilen seçenekler arasında yer alıyor.
İstanbul merkezli hizmet veren ekip ise 1995 yılından bu yana korkuluk ve küpeşte sektöründe çalışmalarını sürdürüyor. Pleksi uygulamaların yanı sıra cam, pirinç ve hibrit sistemler de proje özelliklerine göre uygulanıyor.
Korkuluk sistemlerinde yalnızca estetik görünümün dikkate alınması, uzun vadede projenin ihtiyaçlarını karşılamayabiliyor. Bu nedenle uygulama öncesinde mekanın kullanım amacı, merdiven yapısı, ölçüler ve mimari tasarım birlikte değerlendiriliyor.
Özellikle modern iç mekanlarda daha açık ve ferah bir görünüm oluşturmak isteyen projeler, şeffaf sistemleri tercih edebiliyor. Bu yaklaşım, merdivenlerin mekan içerisinde daha bütünleşik görünmesini sağlıyor.

Şeffaf yapı, pleksi korkulukların en belirgin tasarım özellikleri arasında bulunuyor. Merdivenin görüş alanını büyük ölçüde koruyan uygulamalar, özellikle minimalist dekorasyonlarda tercih ediliyor.
Villa, dubleks ve modern dairelerin yanı sıra ofis, otel, restoran ve farklı ticari yapılarda da Pleksi Merdiven Korkuluklar kullanılabiliyor.
Sistemin tasarım detayları ise her projenin ölçüleri ve mimari özelliklerine göre değiştirilebiliyor.
Korkuluk uygulamasında üretimden önce yapılan keşif çalışması, projenin temel aşamalarından biri olarak görülüyor.
Mekanın mevcut durumu incelenerek merdiven ölçüleri belirleniyor. Kullanılacak malzeme, montaj yöntemi ve uygulama detayları da bu aşamada netleştiriliyor.
Böylece üretime geçilmeden önce projenin ihtiyaçları ortaya çıkarılıyor ve uygulama süreci daha kontrollü şekilde planlanıyor.
Modern mimarinin yanı sıra klasik ve dekoratif projeler için de farklı seçenekler bulunuyor. Pirinç korkuluklar özellikle dekoratif detayların öne çıktığı yapılarda tercih edilirken, cam sistemler sade ve çağdaş tasarımlarda değerlendiriliyor.
Pleksi ve farklı malzemelerin bir arada kullanıldığı hibrit çözümler ise projeye özgü tasarım oluşturmak isteyen kullanıcılar için alternatif oluşturuyor.
Bu seçeneklerin değerlendirilmesinde mekanın mimari çizgisi ve kullanım amacı belirleyici oluyor.

Ölçü ve malzeme seçimlerinin tamamlanmasının ardından üretim aşamasına geçiliyor. Hazırlanan ürünlerin proje alanına uygunluğu kontrol edildikten sonra montaj planlaması yapılıyor.
Montajın temiz ve düzenli gerçekleştirilmesi, uygulamanın son aşamasında önem taşıyor. Sürecin keşiften teslimata kadar tek merkezden yönetilmesiyle müşterinin farklı uygulama aşamalarında koordinasyon sorunu yaşamaması hedefleniyor.
Sektörde 1995 yılından bu yana faaliyet gösteren ekip, korkuluk ve küpeşte uygulamalarında edindiği deneyimi farklı yapı türlerine aktarıyor.
Konut projelerinin yanı sıra apartman ortak alanları, villa, dubleks, ofis, otel, restoran ve özel ticari projelerde çalışmalar gerçekleştiriliyor.
Çalışma modelinin temelinde doğru keşif, doğru ölçü, doğru üretim ve temiz montaj bulunuyor. Böylece her projede hazır bir uygulama yerine yapının özelliklerine göre çözüm geliştirilmesi amaçlanıyor.
İstanbul merkezli olarak yürütülen çalışmalar kapsamında farklı ölçekteki yapılara yönelik korkuluk ve küpeşte uygulamaları gerçekleştiriliyor.
Pleksi Merdiven Korkuluklar, modern ve şeffaf tasarım arayışında olan projelerde öne çıkarken, pirinç ve cam sistemler de farklı mimari beklentilere cevap veriyor.
Korkuluk uygulamalarında hedefin yalnızca güvenlik sağlayan bir ürün ortaya koymak olmadığı, aynı zamanda yapının mimari karakterini tamamlayan bir sistem oluşturmak olduğu belirtiliyor.